TR|EN
Actual Content
Newsletter
Casp 2022
Çelik Yapılar Extra
Tevfik Seno Arda Lisesi
Yayınlar > Çelik Yapılar
Sayı: 53 - Kasım 2017

Ajandam




Çelik Yapı Sektöründe 2017 Değerlendirmesi



Ortadoğu’daki siyasal istikrarsızlığa rağmen, dünya çelik ticaretindeki artıştan Türkiye’deki çelik üreticilerimiz de olumlu yönde etkilenmiştir.
 Dünya çelik ticareti, artış trendini yakalamıştır. Bu kapsamda, Çin 2015 yılındaki düşük fiyat politikasının Çin çelik sektörüne olumlu katkısını olmadığı görmüş ve fiyatları attırmıştır. Çin bu paralelde, üretim tekniklerinin modernize edilmesi ve çevreye verilen zararın minimize edilmesi için yeni yatırımlara başlamıştır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, bugün için dünya çelik ticareti için tehdit olmayan Çin’in kısa bir süre sonra çevreci ve modern / verimli bir üretim sistemiyle dünya için yeniden bir tehdit olabileceğidir.
Ortadoğu’daki siyasal istikrarsızlığa rağmen, dünya çelik ticaretindeki artıştan Türkiye’deki çelik üreticilerimiz de olumlu yönde etkilenmiştir. Ancak benzer bir artış çelik yapı sektörü için söz konusu olamamıştır.

Kamu yatırımlarının artmasına karşılık, çelik yapı talebinde fazla bir artış olmamıştır. Çelik sektörünü etkileyen kamu yatırımlarının başında köprü projeleri ve İstanbul’un üçüncü havaalanı projesi gelmekte, ancak bu projeler de yabancı şirketler tarafından geliştirilmekte ve yönetilmektedir.

Bu projelerle ilgili olarak yaşanmış olması muhtemel finansman darlığının kaliteyi ve dolayısıyla can güvenliğini olumsuz yönde etkilememesi en başta gelen dileğimizdir. Piyasalardaki güven noksanlığı, nakit darlığı ve tahsilat sıkıntıları Türkiye’deki yerli ve yabancı yatırımları olumsuz yönde etkilemiş, yatırımlar durma noktasına gelmiştir. Türkiye’de çelik yapıların çoğunluğunu endüstriyel yapılar teşkil ettiğinden, yatırımların azalması çelik yapıların da azalması anlamına gelmektedir. Buna karşılık, ticari ve kamu yapılarında hafif bir artış olmuş ama bu da genel çelik yapı endeksinin artması için yeterli olmamıştır.

Türkiye’de imal edilen çelik yapıların yaklaşık üçte biri MENA bölgesine, Rusya’ya ve Orta Asya ülkelerine ihraç edilmektedir. Bu bölgelerde yaşanan ekonomik sıkıntılar ve Orta Doğu’da yaşanan savaşlar ihracatımızı olumsuz etkilemektedir.

Yukarıda belirtilen nedenlerle, yapılarda kullanılan çelikte kayda değer bir artış olmamış ve kullanılan çelik (inşaat çeliği hariç) yaklaşık 1,8 Milyon Ton mertebesinde olmuştur. Çelik yapı bileşenleri ihracatı da 1,5 Milyon ABD Doları mertebesinde gerçekleşmiştir.

2018 yılında bölgedeki siyasi istikrarsızlığın artarak devam edebileceği, dolayısıyla ülke içinde ekonomik sıkıntıların bir süre daha devam edebileceği değerlendirilmektedir.

Bununla birlikte, çelik üreticileri açısından %2-3 civarında büyümenin gerçekleşebileceği, çelik yapı konusunda ise bu oranda olmasa da gerek kamu yatırımları, gerek ihracattan kaynaklı küçük bir büyümenin gerçekleşmesi olası görülmektedir. Rusya Federasyonu’nun ekonomisindeki düzelme 2018 yılında çelik yapılar sektörüne olumlu yönde yansıyabilir.

Konut sektörüyle ilgili olarak, TUCSA tarafından hazırlanan ve Türkiye Çelik Üreticileri Derneği vasıtasıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunulan Deprem ve Kentsel Dönüşümde Çelik Yapılar Etüdü kapsamında belirtilen hususların hayata geçmesi halinde çelik konutların avantajlarından yararlanmak mümkün olabilir ve binalarda çelik kullanımında artış olabilir. Dünya’da büyüme oranlarının 2008 öncesindeki değerlere ulaşmasını beklemek iyimserlik olacaktır. Dolayısıyla projeksiyonlarımızı dünyada %3-4 büyüme oranlarına göre oluşturmakta yarar olabilir. Sektör açısından, dünyadaki ticaret hacminin artışına paralel olarak Türk çelik üreticilerinin de ihracatında artış olması beklenmektedir. Çelik yapıların ihracatını etkileyen faktörleri üç ana başlık altında ele alabiliriz:

• Türkiye’deki üretimin kalite ve kapasitesi. Uluslararası standartlarda imalat yapan çelik konstrüksiyon fabrikalarımız artmıştır ve bu konuda bir sorun yoktur.

• Çelik yapı tasarımı. Gelişmiş, ancak yeterli ilgi ve talep ile karşılaşmamaktadır. Çelik yapı müteahhitleri. Uluslararası ihalelere genel müteahhit olarak girebilecek çelik yapı müteahhitleri maalesef yetersizdir. Bunun için devletin, Endüstri 4.0 konsepti paralelinde kooperasyonları destekleyecek önemli önlemler alması gerekmektedir.

• Siyasi istikrar. Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Rusya ve Orta Asya kıta ve bölgelerindeki hedef ülkeler ile siyasi diyalogların geliştirilmesi ve istikrarın tesisi çok önemli. Çelik yapı imalatçıları ve müteahhitleri için yukarıda çelik üreticileri için tanımlanan olumlu tabloyu çizmek mümkün olmayabilir. Ancak buna rağmen, çelik yapı ihracatının ulaştığı seviyeyi koruması beklenmektedir.


Çelik Yapılar - Sayı: 53 - Kasım 2017
© 2014 - Turkish Constructional Steelwork Associaton