TR|EN
Actual Content
Newsletter
Casp 2022
EUROCORR
Çelik Yapılar Extra
Tevfik Seno Arda Lisesi
Yayınlar > Çelik Yapılar
Sayı: 52 - Ağustos 2017

Yarışma




SteelPRO 2017 Çelik Yapı Tasarımı Öğrenci Yarışması Ödül Projesi Proje No: 20



Bilal TOĞRUL, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık
İdris DEMİRLİ, İstanbul Teknik ÜniversitesiMimarlık
Ümit Nurullah YÜRÜK, İstanbul TeknikÜniversitesi Mimarlık
Abdüsselam ŞAHİN, İstanbul Teknik Üniversitesi İnş. Mühendisliği

Akdeniz; iklimiyle, kültürüyle, şehirleriyle, insanıyla kendine özgü bir coğrafya… Bu coğrafyanın sosyal, kültürel, turistik ve ekonomik olarak en önemli kentlerinden olan Antalya; bölgenin ve bölge insanının pek çok ihtiyacını karşılamaktadır. Akdeniz’in kendine özgü niteliklerinin yanında, Muratpaşa ilçesinin ‘’falezleri’’, şehrin kendi yaşantısı için alışıldık olsa dahi, bölgeye has endemik bir durumdur.

Maddeleri yoğunluklarına kıyasla ele aldığımızda sınırlar kontrastlık durumunun getirdikleriyle, incelenmesi gereken karşılaşmalara zemin olurlar. Katı ve sıvının karşılaştığı sınırlar da bu bağlamda ele alınabilecek bir rastlaşma olup, bir eşik oluşturmakta ve bu eşik projenin kavramsal alt yapısını oluşturmakta.

Sert ve katı olan kara parçası ile geçirgen ve akışkan olan suyun karşılaştığı noktalar bütününe kıyı; su-kara arakesitinde iki farklı yoğunluk arasındaki sirkülasyonu tamamlama fonksiyonu gösteren yapıya iskele diyebiliriz. Su ile karanın rastlaşma durumu çoğunlukla tek bir eş yükselti eğrisi ile tanımlanabiliyorken, Antalya şehir merkezine yaklaşık 10 km uzaklıktaki Muratpaşa ilçesinin sınırları içerisinde kalan falezlerde su ile karanın rastlaşma durumu daha özgündür. Güneyde Akdeniz, kuzeyde yoğun kent dokusu hatta havaalanı ve tüm bunların ara kesitindeki falezler…

Falezler bölge insanının hayatında poetik anlamda da yer etmiş olup insan yoğunluğunun yanında duyguların da yoğun olarak yaşandığı kentsel bir eşik durumundadır. Bölge, iklimi ve tabiatıyla turistik anlamda da ziyaret edilmekte olup erişilebilirliği bu bağlamda önem kazanmaktadır.

Deniz ile karayı buluşturmasına rağmen deniz ile şehir dokusu arasında engel teşkil etmekte olan falezler kilometrelerce devam etmekte, kısmen de olsa deniz kullanımını kısıtlamakta ve bölgenin denizden erişilebilirliği için mimari problem teşkil etmektedir. Bu problemin tabii çözümü olan eşik kavramı, şehre dair kanaatin oluşması için dolaysız araçtır.

Eşikler yalnızca tanımlanmamış özgürlük alanları oluşturmakla kalmayıp, dinamik dönüşümlere de yol açar. Böyle bir keşfin odak noktası somut mekanlar değil, mekânsal nitelikler olacaktır. Eşik fikri işte tam olarak bu düzeyde, özgürleşmenin mekânsal dinamiklerini yakalayan bir kavram olarak belirir.

Kentsel özgürlük ve devamında oluşan doku, eşiklerin biçimlendirici potansiyelliklerine maruz kalır. Kentsel yaşamı meydana getiren hayatın fragmanları eşik vasfına sahip mekanlarda şekillenir. Bu vasfa sahip mekanlardan olan “EŞİK MURATPAŞA”, hali hazırda havadan ve karadan ulaşılabilir olan turistik bölgenin su-kara rastlaşması ile baş etmeyi sorunsallaştıran bir yapıdır. Lara Caddesi’nin güneyindeki ‘tanımlanmamış özgürlük alanı’ nda kendini yerin altında konumlandıran ve insanları kendi içine, yerin altına çeken ve bu yolla denizle buluşturan bir   rampa yapıdır.

Kıyı sürekliliğini korumak, korunmaya değer ‘endemik’ falez dokusunu maskelememek ve bölge insanının falezleri kullanma biçiminde dinamik dönüşümler oluşturma amacıyla tasarlanan “EŞİK MURATPAŞA”, temel olarak yanı başındaki Düden Çayı’nın denizle buluştuğu gibi insanları denizle buluşturur.

Denizin falezin içine nüfuz edeceği şekilde kazılmış bir oyuk olan “EŞİK MURATPAŞA”, bir mağara veya teknik olarak bir tünel olarak da tanımlanabilir. NATM prensibi ile tasarlanan tünel, kesitindeki geometriyi çevreleyen kayayı daha başka bir ifadeyle açılan boşluğun çevresindeki kaya ortamını yük taşıyıcı bir tahkimat elemanı haline getirir. Zamanla oluşacak deformasyonları izleyerek oluşmuş olan ikincil gerilmelere karşı üçüncül gerilmeler (kaya bulonu, ankraj vb. ) oluşturarak, kontrollü bir gerilme oluşturur ve ekonomik bir tahkimat sağlar. Kazı sonrası ortaya çıkacak doğal kaya dokusunu kapatmamak için, kazı sonrası esas taşıyıcı olarak kullanılan iksaların yerine, belirli aralıklarla yerleştirilerek doğal kaya görümünü kapatmayacak olan; strüktürel olarak doğal taşıyıcı olan kayanın arasında yapay bir eşik oluşturacak çelik kemerler kullanılmıştır. “EŞİK MURATPAŞA” doğanın korunması ve mekan kalitesinin çeşitliliğini en üst düzeye çıkarma amacıyla tasarlanan aynı zamanda bölge insanının ve ziyaretçilerinin kullanabileceği mekanlara ve fonksiyonlara sahip bir butik iskeledir. 


Çelik Yapılar - Sayı: 52 - Ağustos 2017
© 2014 - Turkish Constructional Steelwork Associaton