TR|EN
Güncel
E-Bülten Aboneliği
CMP 2022
Tevfik Seno Arda Lisesi
Yayınlar > Çelik Yapılar
Sayı: 76 - Mayıs / Haziran 2022

Söyleşi


ÇELİĞE HAYAT VEREN HEYKELTIRAŞ - Andy SCOTT

The Kelpies başta olmak üzere birçok eseriyle dünyanın en önemli heykeltıraşları arasında yer alan ve eserlerinde çeliğe de sıkça yer veren Andy Scott ile sanat anlayışı ve çeliğe bakış açısı hakkında konuştuk.

Öncelikle sanatçı olarak kariyer yapma düşüncesi çocukluk hayaliniz miydi? Sanat yolculuğunuza dair detayları bizimle paylaşır mısınız?
İskoçya, Glasgow’dan profesyonel bir heykeltıraşım ve şu anda ABD'de yaşıyorum. Eşim ve ben beş yıl önce Philadelphia'ya taşındık. Şimdi yeni bir stüdyo kuracağımız Los Angeles'a geldik. Küçük yaşlardan itibaren bir sanatçı olmak istediğimi biliyordum. Ancak 1982-87 yılları arasında Glasgow Sanat Okulundaki (GSA) çalışmalarıma kadar heykelin tercih edeceğim sanat dalı olacağına karar vermemiştim.

Eserlerinizde genel olarak çeliği kullandığınızı görüyoruz. Bunun nedenini öğrenebilir miyiz?
Sanat okulunda çelik heykel ile ilgili eğitim aldım. Çoğunlukla soyut çalışmalar yaptım ancak sonra figüratif heykel yapımı tarzına geçtim. Bu türdeki çeliğe olan ilgim, bitmiş bir heykele dönüştürmek için döküm yapmadan önce modellediğim kili kuvvetlendirmek için kaynaklı çelik armatürler yapımından itibaren gelişti. Bu çelik armatürler yıllar içinde daha karmaşık hale geldi ve sonunda çeliğin kendisinin bitmiş heykel malzemesi olabileceğine karar verdim.

Orijinal çelik heykellerim doğrusal, kaynaklı çelik, yuvarlak çubuktan yapılmış üç boyutlu çizimlerdi. Ama sonunda artık ana sanatsal ifadem olan kaynaklı çelik levha stiline daha fazla ilgi duymaya başladım. Çelik, korozyona karşı bir kez uzun ömürlü kaplama yapıldıktan sonra (tabii ki paslanmaz değilse) makul fiyatlı bir malzeme. Onu kullanma şeklim doğal yapısal denge sağlamlığına (stabiliteye) sahip.

Eserlerimde Çelik Kullanmak Benim Verdiğim Bir Karardı

Glasgow Sanat Okulu bir sanatçı olarak gelişiminizi nasıl etkiledi. Bu okulda çeliği sanat malzemesi olarak kullanma adına bir eğitim verildi mi size?
Glasgow Sanat Okulu beni bir sanatçı olarak derinden etkiledi. Okulun ana binası, Charles Rennie Mackintosh tarafından tasarlanan bir Art Nouveau şaheseriydi. Oradaki her öğrencinin, böyle inanılmaz bir binanın ambiyansı ve tarihi ile dönüşüm geçirdiğini söyleyebilirim. Ne yazık ki 2014 ve 2018 yıllarında çıkan yangınlar sonucunda tahrip oldu. Yıllar sonra, binanın tasarımcısının bir anıt heykelini yapmakla görevlendirildim, bu benim için büyük bir onur.

GSA’daki eğitim açısından, heykel estetiği ve tasarım ile ilgili şu anda yaptığım şeylerin çoğunu kendim öğrendim. Bunun sezgisel bir çalışma şekli olduğunu söyleyebilirsiniz. Sanat okulu teknisyeni bana kaynağın temellerini öğretti ve bunun için ona çok minnettarım. Eğitmenler beni özellikle çeliğe yönlendirmedi, bu benim verdiğim bir karardı. Sanırım şehrimin endüstriyel mirasıyla kendi iş ahlakımın rezonansı beni bu malzemenin fiziki yapısına çekti.

Kendi Mitolojimi Yarattım

Eserlerinizde mitolojik figürlerden etkilendiğinizi görüyoruz. The Kelpies dünyaca bilinen bir eser. Bu eserinizde ne anlatmak istediniz? Ayrıca mitoloji sizi yaratıcılık açısından nasıl besliyor?
Heykellerin arkasındaki mantık genellikle müşteri ile yapılan görüşmeden veya heykelin tarih, coğrafya, yerel toplum vb. gibi hedeflenen alanının araştırılmasından ortaya çıkar. The Kelpies’de de durum buydu.

Müşterim İskoç Kanalları, başlangıç noktası olarak bana “kelpies” başlığını verdi. Daha sonra, aldığım bu konu başlığı üzerine Orta İskoçya’nın koşum atlarına ilişkin olarak daha çok tarihsel referansa dayalı fikirler geliştirdim.

Mitolojik Kelpiler, güzel bir kırsal alan olan ancak ülkenin merkezindeki kanallar ve sanayi kasabaları ile gerçek bir ilişkisi olmayan İskoçya’nın dağlık bölgesinin göllerine ve vadilerine aitti.(Editör notu: İskoçya’nın göl ve havuzlarında yaşayan, şekil değiştiren su ruhuna verilen İskoç ismidir. Genellikle at gibi göründüğü söylenir ama insan formuna da bürünebilir.) Bir zamanlar tarlalarda ve fabrikalarda çalışmış ve dev heykellerin bulunduğu kanal boyunca mavnalar çekmiş olan muhteşem Clydesdales cinsi İskoçya’nın büyük atlarını öne çıkarmayı, görünür kılmayı gerçekten istedim. Halk mühendislikle birleşen sanatla birlikte, sanat eserlerinin hem efsanevi hem de tarihi rezonansından keyif almakta.

Genel olarak, mitolojinin konsept ve hikâyelerini, müşteriler ve izleyicileri kendisine çeken zengin bir anlatı ve ilham verici yaratıklar olarak görürüm. Bazı durumlarda, bir hikâye anlatmak için öğeleri, figürleri ve sembolleri birleştirerek kendi mitolojimi yarattım.

Mitolojiden esinlenen eserlerinizin yanı sıra spor dünyasında da çokça tanınıyorsunuz. İki farklı alan. Özellikle futbol tutkunlarından nasıl tepkiler geliyor?
Bir futbol kulübü için çalışmak çoğu projeden farklıdır. Sadece kutlanan kişiye benzeyen bir heykel yapmak yetmez aynı zamanda taraftarların, kulüp yönetiminin ve tabii ki oyuncuların kendilerinin (veya ailelerinin) beklentileri ile de ilgilenmeniz gerekir. Çok zor olabilir, ancak yanıtın çok olumlu olduğunu söylemekten memnuniyet duymaktayım.

Futbol temelli projelerde küçük ayrıntılara çok dikkat etmek zorunda kaldım. Taraftarlar, belirli bir oyuncunun belirli bir zamanda hangi stilde krampon giydiği, kulüp arması ve forması konularında takıntılı olabilir. Bu detaylar konuyu yakından incelediğimi ve her yönüyle doğru olmasını istediğimi gösteriyor.

Çelik ve Futbol Bizim İçin Büyük Bir Kumardı

Çelik ve sanatı futbolla birleştirdiniz. Çok farklı alanları birleştirmek size neler kattı?

Ben sadece kulüplerden gelen taleplere cevap verdim. Çalışmam oldukça iyi biliniyordu ve sanırım kulüp internette gördüklerini beğendi, bizimle iletişime geçti ve tasarımlarımızı göndermemizi istedi. Ben bir futbol hayranıyım, bu yüzden yapmak isteyeceğim bir proje olacağından şüphem yoktu. Glasgow Rangers için yaptığım heykeller geleneksel bronz heykellerdi, ancak son Manchester City projesi için heykellerin çelikten yapılması konusunda bir öneri sunmaya karar verdik.

Bu bizim için büyük bir kumardı, çünkü başka hiçbir futbol kulübü -bildiğim kadarıyla- çelikten figüratif heykeller yaptırmadı. Etihad’daki üç heykel için böyle sıra dışı bir malzeme seçerken büyük cesaret gösteren kulübün stadyum yönetimi tarafından konseptin çok iyi karşılandığını söylemekten memnuniyet duyuyorum. Vincent Kompany, David Silva ve Sergio Aguero’nun heykellerini yapmak inanılmaz bir onurdu. Oyuncular o kadar iyi ki MCFC’nin takipçilerinin çok ötesinde de futbol taraftarları kendilerine hayrandılar.

Manchester City 2021-2022 sezonunda çok özel bir şampiyonluk daha kazandı. Heykellerin uğur getirdiğine dair yorumlar okuduk. Şampiyonluk ile ilgili bir heykel projeniz var mı?
Manchester City, özellikle Premier Lig’i kazanmalarıyla ilgili olarak henüz bana başvurmadı. Onlar için tekrar çalışır mıyım bilmiyorum ama kesinlikle öyle umuyorum. Çalışmak için harika bir organizasyondu ve çok iddialı, zor bir proje olmasına rağmen karşılık harika oldu. Taraftarların heykellerin iyi şans getirdiğini düşündüklerini de okudum ve MCFC’deki müşteri ekibimizden biri, taraftarların iyi şans için Vincent Kompany’nin kaynaklı çelik ayakkabılarının burnunu ovuşturduğunu söyledi. Güzel bir modern efsane!

Türkiye’de Çalışmaktan Memnun Olurum

Gelecekte Türkiye ile ilgili bir projeniz olacak mı? Türkiye’de bir çalışma yapmak isterseniz bu ne üzerine olurdu?
Türkiye’de bir proje yapmaktan gerçekten çok memnun olurum. İtiraf etmeliyim ki henüz ülkenizi ziyaret etmedim ama orada vakit geçirmeyi çok isterim. İşlerimin çoğu müşterilerden gelen taleplere cevap verdiğinden, bir gün bir yapı yatırımcısı müze, heykel koleksiyoncusu ve hatta belki bir futbol kulübünün gelecekte benimle iletişime geçmesini ümit ederim. Yerine insanlarına ve ülkenin mirasına uygun harika bir şey hayal edeceğimi biliyorum. Geleceğin ne göstereceğini kim bilir!

Bir mimarın çelik kullanarak her türlü yapıyı inşa edeceğine inanıyoruz. Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Kesinlikle bu mümkün. Çağdaş teknolojiyi ve çelik işleme ekipmanlarını her şeyde kullanmak neredeyse mümkün görünüyor. Neyin mümkün olduğuna dair bir fikir edinmek için yalnızca modern köprülere, stadyumlara, müzelere ve gökdelenlere vb. bakmak yeterlidir. Bir heykeltıraş olarak yaklaşımım, çok daha ustaca yapılmış ve kesinlikle her türden inanılmaz heykeller yaratmanın bir yolunu bulabileceğimi biliyorum. Vizyonları gerçeğe dönüştürmek için sadece hayal gücüne ve bütçeye sahip müşteriye ihtiyacım var.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Solo sanatçı olarak çalışmadığımı eklemek isterim. Kamuya açık heykellerimi yaratmak için benimle birlikte çalışan ekiplerin önemini belirtmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu kapsamda, proje yürütücülerini, mühendisleri, mimarları peyzaj mimarlarını, stüdyo asistanlarını, aydınlatma tasarımcılarını ve tabii ki çelik tedarikçileri ile işlerimi galvanize eden kaplama şirketlerini sayabilirim.

Futbol benzetmesine devam etmek gerekirse, bazen kupayı kazanmak için galibiyet golünü atan santrafor gibi olduğumu düşünüyorum. Konsepti tasarlamama ve heykellerin çoğunu kendim yapmama rağmen, finale ulaşmak için koca bir ekip gerekiyor! Sizinle bu şekilde sohbet etmek bir zevkti ve çalışmama gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim.
Çelik Yapılar - Sayı: 76 - Mayıs / Haziran 2022

Kendimizi Sınayalım

KENDİMİZİ SINAYALIM SORU 76



© 2014 - Türk Yapısal Çelik Derneği