TR|EN
Güncel
E-Bülten Aboneliği
Tevfik Seno Arda Lisesi

26. YAPISAL ÇELİK GÜNÜ’NDE DEPREM DİRENÇLİ YAPILAŞMA İÇİN ÇÖZÜMÜN ÇELİK OLDUĞU GÖRÜLDÜ

Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA) tarafından 2000-2025 yıları arasında gerçekleştirilen ve ekte listelenen Yapısal Çelik Günlerinin 26’ncısı bir kez daha İstanbul Marriott Hotel Asia’da başarıyla gerçekleşti.
19.12.2025
 Açılış
Oturum başkanlarına, konuşmacılara ve tüm katılımcılara “hoş geldiniz” dedikten sonra açış konuşmasına, 752 yıl önce 17 Aralık’taki ölümü için “Şeb’i Arus (Düğün Gecesi) / Vuslat” diyen Mevlâna Celalettin Rumî (1207-1273) ile başlayan Dernek Başkanı H. Yener Gür’eş sözlerine derneğimizi bugünlere getiren ve ona bugünkü saygınlığını kazandıran kurucu başkan merhum Prof. Dr. Tevfik Seno ARDA ve takiben derneğin 15 yıl başkanlığını yapan merhum Prof. Dr. Nesrin YARDIMCI’yı anarak devam etti.

Yapısal Çelik Günlerinde; bir yandan ülkenin çelik yapılar ve yapılaşmayla ilgili sorunlar dile getirilirken diğer taraftan çözüm önerilerinin değerlendirildiği, sektörü ilgilendiren yeniliklerin görüşülmektedir. Bu kapsamda, bazı çelik yapılar hasar alsa da hiçbir çelik yapının göçmediği 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depreminde;
262.000’in üzerindeki binanın yıkıldığı ya da ağır hasar aldığı,
50.000’in üzerinde insanımızın enkaz altında kaldığı,
150 milyar dolar civarında ekonomik kayba uğradığımız
Göz önüne alınarak, TUCSA çalışmaları 3 yıldır deprem dirençli yapılaşma üzerinde yoğunlaştı ve çalışmalarda şu hususlar hedef alındı:
     • Deprem dirençli yapılaşmayı sağlamak, bunun için çelik yapıların avantajları konusunda toplumsal bilinci artırmak.
     • Dünyada yapı malzemelerinin endüstri ürünü haline getirilmesine paralel olarak, çelik yapıların fabrikada üretilmeleri suretiyle;
o Dönüşmesi gerekli kentlerde yapıların otomotiv sektöründeki gibi fabrikasyon ile üretilmeleri sonucunda birim zamanda çok sayıda (örneğin 3 yılda bir milyon gibi) konut üretmek,
o Deprem bölgesinde işçilik sorununu minimize etmek
o Off-site construction metodu ile yapıların kalite kontrol ve denetim sorununu çözmek,
o Süneklik, esneklik, hafiflik, narinlik özelliklerinden yararlanmak,
     • Çelik yapıların Almanya ve Fransa’daki gibi toplam yapı stoğunun % 30’una ulaşması
o Çelik yapılara aşina mimar, mühendis ve destek elemanı sayısını artırmak
o Bunun için üniversitelerdeki ve meslek liselerindeki eğitimlerin geliştirilmesi
o Tanıtım ve lobi faaliyetlerinin artırılması

Hedefe ulaşmak için son üç yılda yapılanlardan bazıları aşağıda özetlenmiştir;
     • Deprem dirençli yapılaşma temasına öncelik veren 2023 ve 2024’teki 24 ve 25. Yapısal Çelik Günleri.
     • 26 Eylül 2023’te Dünya Çelik Biriliği (WSA) bünyesindeki ConstructSteel’in Seul’deki konferansına Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞB) Yapı İşleri Genel Müdürü ile TUCSA heyetinin katılması.
     • ConstructSteel Toplantısını İstanbul’da gerçekleştirdik (29-30 Nisan 2024)
     • Bu organizasyonların sonucu olarak şu anda da ConstructSteel, ÇŞB yetkileriyle koordineli olarak İstanbul’da iki kamu binasının çelikle güçlendirilmesine ilişkin çalışma yürütüyor.
     • Geçen yıl Ankara’da Deprem Dirençli Yapılaşma Zirvesi yapıldı (30 Eylül-1 Ekim 2024)
     • Avrupa Yapısal Çelik Birliği ile 2023’te Amsterdam’da, 2024’te Prag’daki genel kurullarda yaptığımız sunumlardaki önerilerimize istinaden tarihlerinde İstanbul’da Uluslararası Çelik Yapı Tasarımı ve Güçlendirme Çalıştay ve Konferansı düzenledik (16-17 Ekim 2025)

Çelik yapılar için %30 hedefine ulaşmak amacıyla TUCSA tarafından yapılacaklar önümüzdeki dönem için de planlamaya alınmıştır.

26. Yapısal Çelik Günü’nün gerçekleşmesine destek veren aşağıdaki sponsorlara teşekkür edilmiştir.

Ana Sponsor: Metal Yapı Eng & Cons.
Platin Sponsorlar: Consera ve ÇİMTAŞ
Altın Sponsorlar: ArcelorMittal RZK, BCES Bülbüloğlu Çelik, Computer & Engineering, Hareket A.Ş., ideCAD, inteKno, Kroman Çelik, MMZ Boru ve Profil
Gümüş Sponsorlar: ATAK Mühendislik, ERFAB, Meinhardt

Oturum-1: Çelik Konutlar
İki oturum ve üç panel ile bir onur ödülü töreninden oluşan programın “Çelik Konutlar” temalı ilk oturumu Gebze Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Onur ŞEKER’in oturum başkanlığında gerçekleşti ve bu oturumunda aşağıdaki üç konu ele alındı.

ENG Metal Yapı Yönetim Kurulu Başkanı ve TUCSA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Selami GÜREL “Çelik Yapılar Sektörümüzün Dünya’daki Yeri” konulu konuşmasına çizdiği tabloda, özellikle yurtdışına yapılan işlerde sadece çelik işi yapmanın yeterli olmadığını, otomasyon, elektro mekanik, lojistik gibi çeşitli disiplinlerin kapsanmasına ihtiyaç olduğunu ve bunun sonucu olarak da artık çelik konstrüksiyon imalatçısı olmanın yeterli olmadığını, sektörün sürdürülebilirliği açısından anahtar teslimi işlerin yapılmasına ihtiyaç olduğunu vurguladı. Bununla birlikte, çeliği bilen mimar ve mühendis sayısının artması gerektiğine, yurtdışında rekabetçi olmak için ilgili tüm personelin dil bilmesinin önemine değindi.

Daha sonra Consera Kurucu Başkanı ve TUCSA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih ŞİMŞEK moderasyonunda İş Bankası İnşaat ve Gayrimenkul Yönetim Bölüm Müdürü Murat Karluk ÇETİNKAYA, Teğet Mimarlık kurucusu Ertuğ UÇAR ve Meinhardt Türkiye Direktörü Onur GÜLEÇ tarafından “Türkiye’nin ilk Modüler Çelik Apartmanları” konusunda bilgi paylaşıldı. Geçen yıl gerçekleştirileceği söylenen modüler yapı olarak Malatya’da gerçekleştirilen 20’şer daireli 4 İş Bankası Lojmanları projesinin yapımı şu nedenlerle önemliydi:
     • Birincisi, modüler yapı yönteminin klasik yapı tekniklerinden çok farklıydı, sahada yapılan yapının mekanik ve elektrik tesisatları dahi %75 ilâ %80’i fabrikada tamamlanıyordu ve buna bağlı olarak farklı bir dili de oluştu. Örneğin her bir modül için “yapı veya yapı elemanı” yerine “ürün” denildi.
     • Yapay zekâ ve dijital ikiz yöntemlerinden de istifade edilerek binanın tüm detaylarının otomotiv sektöründeki gibi imalata başlamadan önce çözülmesi gerekiyordu ve buna uygun süreç planlaması yapıldı.
     • Bu deneyim, geçen yıl “3 yılda bir milyon konut yapılabilir” savının gerçekleşebilir olduğunu deneysel olarak gösterdi.
Gerek ülkemizdeki kentsel dönüşüm ihtiyaçlarının süratle karşılanması açısından, gerek yurtdışına otomotiv ihraç eder gibi konut ihraç edilmesine imkân sağlaması açısından da çok gerekli ve yararlı olduğu görüldü.

Bu oturumun son konuşmasında; Zeytaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat TAŞDELEN ve proje müellifi Özkan YENİTÜRK tarafından “Denizli’de Çelik Apartmanlar” konulu sunum vardı. Geleneksel yapı alışkanlıkları nedeniyle çelik yapı yapılmasını kabul etmekte zorlanan Denizli’de yapısal çelik ile 5 katlı apartman yapılmasının devrim niteliğinde olduğu vurgulandı. Çelik cam kombinasyonunun çok güzel dengelendiği projenin yapım sürati de kayda değer avantaj sağlamaktadır. Ayrıca, bu yapılarda oturacak olanların kendilerini depreme karşı güvende hissetmelerinin de önemli olduğu belirtildi. Fiyat olarak ilk yatırım maliyeti betonarme yapılara göre bazen daha ucuz bazen daha pahalı olsa da binanın kullanım ömrü göz önüne alındığında daima daha ekonomik olduğu açıklandı. Kullanım ömrüne bina ömrü sonunda söküm / yıkım ve geri dönüşüm / tekrar kullanım süreci de eklendiğinde çelik yapının ne kadar avantajlı olduğu görüldü.


Panel-1: Yapay Zekâ Destekli Tasarım, Üretim ve Denetim
“Çelik Konutlar” temalı oturumu takiben Intekno Şirketler Topluluğu Kurucusu ve Yönetim Kurulu Bşk., TUCSA Yönetim Kurulu Üyesi Halil KULLUK moderatörlüğünde, “Yapay Zekâ Destekli Tasarım, Üretim ve Denetim” temasını işleyen ele alan Panel-1’de İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Esin ERGEN PEHLEVAN, buildingSMART Başkan Yardımcısı, TSE MTC 177 BIM Ayna komitesi başkanı ve TAV İnşaat Mühendislik ve Tasarım Direktörü Dr. Ahmet ÇITIPITIOĞLU ve EurAsia Proptech Initiative Kurucusu Mete VARAS yaptıkları ve yapay zekânın inşaat sektöründeki yeri ve önemini yansıtan konuşmalarda şu hususlar üzerinde bilgi ve deneyimlerini paylaştılar:
     • İnşaat 4.0 (Construction 4.0) kapsamında yapay zekâ ve yapay zekâ destekli robotlar ve dijital ikiz kavramı yaşamımıza giriyor. Avrupa İnşaat Endüstrisi Federasyonu (European Construction Industry Federation – FIEC) tarafından da açıklandığı gibi son dönem dijitalleşme anlamında önemli dönüşümlerin yaşandığı bir dönem olmaktadır.
     • Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Türkiye’de ruhsat süreçlerinde Yapı Bilgi Modellemesi (Building Information Modelling – BIM) kullanılması zorunluluğu ile ilgili Yönetmelik Taslağı bakanlıkla yürütülen çalışma kapsamında tamamlanmış olup 2026 yılında yayımlanması beklenmektedir.
     • Yapay zekâ sayesinde inşaat sektöründe yaygın olan dağınık veriden bir sonuç çıkarmak mümkün hale gelmektedir. Belgelerden veri ve çizim üretme işlemi geleneksel yöntemlerle saatler hatta günler sürerken yapay zekâ kullanılarak saniyeler / dakikalar içinde gerçekleşmekte, hesap raporu karmaşası önlenebilmekte, veri toplama, hesap, analiz ve modelleme işlemleri yapılabilmektedir.
     • 17 Ocak 1994'te Kaliforniya'nın Northridge (Los Angeles) bölgesinde meydana gelen depremde ortaya çıkan, kaynaklı çelik çerçeve yapıların kırılgan davranış sorununu çözmek amacıyla Federal Acil Durum Yönetim Ajansı (Federal Emergency Management Agency - FEMA) tarafından kurulmuş olan SAC Çelik Projesi kapsamına yapılan ölçümlere paralel olarak, çelik bağlantı elemanı davranışı yapay zekâ ile yapay sinir ağıyla tanımlanmış ve deprem sonrasında yapılan ölçümlerle uyumlu sonuç elde edilmiştir.
     • İster çelik ister beton yapı yapsın, yapı işiyle ilgilenen herkes veri üretiyor. Bu verilerin analizi, değerlendirilmesi ve sonuç üretilmesi yapay zekâ ile kolaylıkla gerçekleşebilmektedir.
     • Robotlar artık “neredeyim, nereye hareket etmeliyim?” sorusuna BIM ve diğer teknolojilerin yardımıyla daha iyi yanıt bulmaya başlıyor. Sanayide ve inşaatta robot kullanımı süratle artmaktadır. Ancak bunun için sadece teknik personelin bilgili olması değil, firmaların üst düzey yöneticilerinin de yapay zekâ ve robot kullanımı konusunda bilinçli olmasına ihtiyaç vardır. Yurt dışında buna ilişkin çalışmalar uzun yıllardır devam etmekte, ancak bizde bu konuda kat edilecek çok yol olduğunu söyleyebiliriz.
     • Bu teknolojileri yakalamak için edilgen olmamak, “yapsınlar da görelim” dememek, araştırıp geliştirmek şart. Buna uyum sağlamayanlar yakın gelecekte başarısız olmaya mahkumdur. Yapay zekâyı bir araç değil, asıl unsur olarak görmek gerekir.

Oturum-2: Çelik Yapıların Depremle Sınavı ve Yenilikler
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Özlem EREN başkanlığında “Çelik Yapıların Depremle Sınavı ve Yenilikler” temasıyla gerçekleştirilen ikinci oturumda yine üç konu ele alındı.

İlk olarak, 6 Şubat depremini yaşamış olan AYKUT İnşaat A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat S. AYKUT, Depremden önce Hatay’da inşa etmiş olduğu Steel Towers olarak anılan çelik taşıyıcı sisteme sahip üçüz binayı anlattı. Deprem sırasında etrafındaki hemen hemen tüm yapılar yıkılır ya da ağır hasar alırken Steel Towers binasında hiçbir hasara hatta bir sıva dökülmesine dahi rastlanmadığını belirtti. Bu depremde bir kez daha görüldü ki, çelik yapılar depreme karşı mükemmel bir sınav vermiştir. Murat AYKUT, “Dünyanın 7. büyük, Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi olmamıza karşılık, tamamına yakını deprem kuşağında kalan ülkemizde çelik yapı kullanımının bu kadar geride kalmasını anlamak ve izah etmek mümkün değildir” yorumunu yaptı. Bir videosunda mimar ve mühendislik öğrencilerine hitap ederken belirtildiği gibi etik olarak da vicdanen de deprem riski yüksek bölgelerde yapılarımızın çelik olması, insanların depremde can ve mal kaybına uğramaması için zorunludur.

CoreBrace Türkiye Direktörü Yunus ALP “Bir sonraki projenizde çaprazlarınız neden BRB olmalı?” konulu konuşmasında, Türkiye’de son yıllarda daha çok güçlendirme projeleriyle öne çıkan Burkulması Önlenmiş Çaprazların (Buckling Restrained Brace – “BRB”), yeni bina tasarımlarında da tercih edilmesinin önemini vurgulayarak, BRB‘lerin ülkemizde “Sismik Çapraz” veya “Deprem Çaprazı” olarak adlandırılması önerisini yaptı.
Konuşmada:
     • Modern deprem tasarımında BRB ‘lerin dünyada, özellikle deprem kuşağı ülkelerde neden giderek daha fazla tercih edildiğini, geleneksel çaprazlı sistemlerle karşılaştırmalı bir bakış açısıyla ele alındı.
     • Geleneksel çaprazların deprem enerjisini etkin biçimde sönümleyememesi ve öngörülebilir performans sunamaması, bu sistemlerin günümüz performans beklentileri karşısındaki sınırlılıklarını ortaya koyduğu vurgulandı.
     • BRB sistemleri ise çekme ve basınç altında kararlı ve sünek davranışları sayesinde yapısal güvenliği artırmakta, deprem taleplerini düşürmekte ve tasarımcıya daha öngörülebilir bir yapı davranışı sağlamakta olduğu öne çıkarıldı.
     • BRB kullanımının yalnızca sismik performans açısından değil, aynı zamanda taşıyıcı sistem optimizasyonu, imalat ve montaj kolaylığı ile toplam proje maliyeti açısından sağladığı avantajlar vurgulanarak; Türkiye’de BRB farkındalığı ve yapısal çelik sektörü için sunduğu stratejik fırsatlar değerlendirilmiştir.

"Bu oturumdaki üçüncü konu “SKDM Uygulanmasına Hazır mıyız?” METSİMS Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şirketinden Yıldıray YILMAZ tarafından sunuldu ve Avrupa'yı 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarının net olarak sıfırlandığı dünyanın ilk iklim-nötr kıtası haline getirmeyi hedefleyen ve 11 Aralık 2019 tarihinde açıklanan Avrupa Yeşil Mutabakatı (AYM) stratejisi paralelinde geliştirilen ve yasal çerçevesi 16 Mayıs 2023 tarihinde AB Resmi Gazetesi'nde yayımlanmış olan (AB) 2023 (956) sayılı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) (Carbon Border Adjustment Mechanism – CBAM) Yönetmeliğinde belirlenmiş olan SKDM hakkında ayrıntılı bilgi verdi. 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik sektörlerini kapsayacak şekilde yürürlüğe girecek olan SKDM’nin bu altı sektör ile birlikte çelik yapı yapımcıları gibi bu ürünleri kullanarak ithalat ve ihracat yapacak firmaları da yakından ilgilendirdiği anlatıldı. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen ve ilgili web sayfasında da (https://ticaret.gov.tr/dis-iliskiler/yesil-mutabakat/ab-sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasi) açıklandığı gibi, kısa sürede uygulamayı gerektiren bu kadar geniş bir konuyu paylaşmak için zamanın yetersiz olması nedeniyle fuayede kurulan “TUCSA SKDM Danışma” masasında soruların yanıtlanmakta ve hesap yöntemlerinin paylaşılmakta olduğu ve bunun TUCSA web sitesindeki “TUCSA SKDM Danışma” köşesinde de sürdürüleceği belirtildi.

TUCSA Onur Ödülleri Töreni
TUCSA Onur Ödülleri sektörümüze değer katmış ve çalışmalarıyla örnek olmuş paydaşlarımıza 2016 yılından beri verilmektedir. Onur Ödülü bu yıla kadar merhum Mimar Aydın BOYSAN, Y. Müh. Mimar Doğan TEKELİ, merhum Prof. Dr. Mimar Doğan KUBAN, İnş. Y. Müh. Necati ÇELTİKÇİ, Y. Müh. Mimar Yaşar MARULYALI ve merhum Y. Müh. Mimar Levent AKSÜT ile İnş. Yüksek Müh. Sezai GÜVENSOY’a verilmişti.

2025 yılı TUCSA Onur Ödülü; 20 Temmuz 1992’de kurulmuş olan Türk Yapısal Çelik Derneği’nin 2 numaralı kurucu üyesi olarak 1989 tarihinden itibaren derneğimizin kuruluşunda kilit rol alan, o tarihten itibaren de Trade Arbed / Arcelor / ArcelorMittal’in TUCSA’ya ve 2003 Bingöl Depreminden sonra örnek çelik okul binası olarak İzmit’te inşa ettiğimiz Tevfik Seno Arda Anadolu Lisesi yapımına önemli katkı vermesini sağlayan ve sektörümüze değer katan Makina Yüksek Mühendisi Selçuk ÖZDİL’e verildi.

Panel-2: Çelik Yapılar için Finansman, Sigorta ve Kalite Üçgeni
TUCSA Onur Ödülü Törenini takiben, ENG Metal Yapı Yönetim Kurulu Başkanı ve TUCSA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Selami GÜREL moderatörlüğünde gerçekleştirilen Panel-2 kapsamında “Çelik Yapılar için Finansman, Sigorta ve Kalite Üçgeni” temasını ele alındı. Panele Meinhardt Türkiye Direktörü Onur GÜLEÇ, Hareket A.Ş. Genel Müdürü Samet GÜRSU, Yakut Sigorta şirketi kurucusu İzi HEKİMOĞLU, İş Bankası Krediler Departmanı adına Ömür ŞENSAN ve Tülin TOZANOĞLU aşağıda özetlenen görüş ve önerilerini paylaştılar.
     • Sigorta sadece kişi ve kurumların risklerini azaltmakla kalmayıp, sektör için çok önemli olan denetleme konusunda da önemli fonksiyona sahiptir. Sektörümüzde bunun en belirgin örneği, yetkinliğine bakmaksızın herkesin her projeye teklif vermesini ve yapmasını engelleyecek mekanizmanın oluşturulmasını sağlayacak mesleki sorumluluk (Professional indemnity) sigortasıdır. Sigorta kuruluşları bu sigortayı yapmadan önce sigorta yaptırmak isteyen proje firmasının referanslarını ile personel ve ekipman yeterliliğini incelediğinden her firmaya yeterliliğine göre sigorta bedeli belirlediklerinden, proje firmaları otomatik olarak yeterliliklerine göre sınıflandırılmış olmaktadırlar. Bu da işverene, yapılacak işin çapına ve önem derecesine göre proje firması seçme olanağı vermektedir. Sonuç olarak yapılarımızın yapısal güvenliği ve içinde yaşayacakların can güvenliği göz önüne alınarak;
o Yetkin mühendislik konusunun yeniden değerlendirilmesi,
o Mesleki sorumluluk sigortasının zorunlu olması gerekli görülmektedir.
     • Çelik yapıların büyük ölçüde “off-site construction” metoduna uygun olarak fabrika ortamında kontrollü / denetimli şekilde üretildikleri göz önüne alınarak, finansman için gerekli banka kredilerinin bir bölümünün imalatı tamamlanan ürünler fabrikadan çıkmaya hazır olduğunda kıstelyevm olarak ödenmesi, diğer bölümünün sahada montajı tamamlandığında ödenmesi hem sanayii desteklemek hem konut ihtiyacının süratle karşılanmasına katkıda bulunmak açısından yararlı olacaktır. Sonuç olarak, bu konunun detaylandırılması için ilgili TUCSA heyeti ile banka yetkililerinin birlikte çalışma yapmaları gerekli görülmüştür.
     • Konut, sanayi ve ticari yapılar, kuleler ve alt yapı tesisleri gibi çeşitli alanlarda kullanılan çelik yapıların kurulumunda ağır yük kaldırma ve taşıma çok önemli bir yere sahiptir ve önemli bir mühendislik dalıdır. Dünyadaki trende baktığımızda büyük ölçekli çelik yapıların önemli bölümünün (yüksek tonajlı olanlar dahil) yerde birleştirilip / kurulup uygun taşıma ve kaldırma araçlarıyla yerine taşınıp monte edildiği bilinmektedir. Bu yöntem işçilik ve zaman bakımından maliyet avantajı sağlamaktadır. Dünyanın birçok ülkesine ağır yük kaldırma ve taşıma konusunda hizmet ihraç eden Türkiye’de Hareket Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği A.Ş. bu konuda Avrupa’da 4’üncü, dünyada 15’inci sırada yer almaktadır.

Panel-3: Deprem Dirençli Kentlere Dönüşüm için Çözüm: Çelik Yapılar

Programın son bölümünde “Deprem Dirençli Kentlere Dönüşüm için Çözüm: Çelik Yapılar” temasının masaya yatırıldığı Panel-3 vardı. Türk Yapısal Çelik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı H. Yener GÜR’EŞ tarafından yönetilen panelde Mill Çelik Yapı ve Mimarlık şirketinin kurucusu Mimar Songül ARĞAÇ, Meinhardt Türkiye Direktörü Onur GÜLEÇ, Vefa Holding Yönetim Kurulu Başkanı Orhan GÜNER, Consera firmasından Malatya Modüler Çelik Apartmanlar Proje yöneticilerinden Hasan YEL ve ArcelorMittal RZK Çelik Servis Merkezinden Dr. Kağan YEMEZ özetle aşağıdaki görüş ve önerilerini paylaştılar.
     • Asrın üç büyük depremi kabul edilen 26 Aralık 1939 Erzincan Depremi, 17 Ağustos 1999 Büyük Marmara Depremi ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremi ile ülkemizde yaşanan diğer depremleri göz önüne aldığımızda, eğer hala yüzlerce bina yıkılıyor ve on binlerce insanlar enkaz altında kalıyorsa bu yeterince ders almadığımız, çözüm üretemediğimiz anlamına geliyor. Mimar ve mühendislerin birlikte üretecekleri projelerle soruna çözüm üretmek mümkün. Deprem sonrasında kısa sürede yapılan çok katlı çelik yapılar var.
 
     • Depremde yüksek performans gösterdiği kanıtlanmış olan aşağıdaki çelik yapıların; hem depremden sonra yaraların sarılmasına yönelik Düzeltici Faaliyetler, hem de sonraki depremlerde 10 binlerce insanın ölmemesi, 100 binlerce binanın yıkılmaması, 100 milyarlarca dolar ekonomik kayba uğranmaması için deprem dirençli yapılaşmayı kapsayan Önleyici Faaliyetler kapsamında uygun çözümler olduğu görülmüştür. Bu kapsamda aşağıdaki yapıları saymak mümkün olabilir.
o 6 Şubat depreminden sonra “köy evleri” olarak yapılan tek katlı konutlar dahil, soğuk şekil verilmiş çelik profillerle yapılmış bir ilâ dört katlı (low-rise) hafif çelik yapılar,
o Kat sayıları konusunda yangın güvenliği, asansör gereksinimi, şehir yoğunluğu ve yerel imar tanımlamalarına bağlı olarak bazı değişkenlikler göstermekle birlikte, yapısal çelik taşıyıcılı 5-10 katlı orta yükseklikte (mid-rise), 10 katın üzerindeki çok katlı (high-rise) veya 40 ve üzeri kata sahip kule binalar (skyscraper)
o Çerçevesi hadde çelik profilden yapılan, bölmelerinde soğuk şekil verilmiş çelik profil kullanılan, tesisat ve ince inşaat işleri tamamlanmış olarak fabrikadan sevk edilen modüler çelik yapılar.
      Depremden sonra köy evlerinin yapımı sırasında çok sayıda firmanın ve/veya yüklenicinin ortaya çıktığı, ancak bu firmaların da yetkinliğinin sağlanmasının şart olduğu belirtildi. Bu kapsamda sadece statik ve stabilite açısında yapısal güvenlik değil, aynı zamanda yangın güvenliği, ısı ve ses izolasyonu, titreşim / vibrasyon gibi farklı disiplinleri ilgilendiren sorunlarının da çözümlenmiş olması gerektiği belirlendi.
      14 Kasım 2016’da Yeni Zelanda’da meydana gelen 7.8 büyüklüğündeki Kaikoura depreminden sonra yapılan yapıların, sistem güvenliği açısından vergi, sigorta vb. konularda uygulanan teşvikler sonucu %98’inin çelik yapıldığı öğrenilmiştir. Bu noktadan hareketle, bundan sonraki depremlerde insanların ölmemesi, binaların yıkılmaması, telafisi zor ekonomik kayıplara uğranmaması için alınabilecek önlemlerle birlikte, Türkiye’deki %1 ilâ 3 arasındaki çelik yapı oranının deprem riski hemen hemen sıfıra yakın olan çimento üreticisi Almanya ve Fransa’daki gibi %30 mertebesine yükseltilmesinin hedef alınmasının ve yapılaşma politikasının bu hususları da kapsayacak şekilde gözden geçirilmesinin gerekli olduğu değerlendirildi. Bunun için Bingöl Depreminden sonra 2005-2006 döneminde TUCSA tarafından ülke çapında örnek olması için İzmit’te 3 katlı çelik okul yapıldı ama bir daha benzeri yapılmadı. Çeşitli kamu kurumlarıyla koordineli olarak çelik tip bina projeleri üzerinde çalışma yapılmasında yarar olacağı değerlendirildi.
      6 Şubat 2023 depreminde resmi rakamlara göre 262 binden fazla bina yıkıldı veya ağır hasar aldı. Çelik yapılarda herhangi bir göçme olmadığı gibi hasarlı bina sayısı minimum seviyede kaldı. Çelik yapılardaki hasarlar yerinde incelendiğinde görüldü ki, zemin göçmesi, üzerine silo devrilmesi gibi çeşitli nedenlerle hasar alan çelik yapılar, “bina hasar alsa da içindeki insanlar güvenle binayı terk edebilsin” kriterine uygun davranış gösterdi. Ayrıca, bu depremde özellikle sanayi yapılarının ekonomi dışı kalmaması açısından taşıyıcı sistem elemanlarının değiştirilebilir ve/veya güçlendirilebilir olması da önemli avantaj sağladı.
      Üyelerimiz 1 Mayıs 2003 Bingöl Depremi, 23 Ekim 2011 Van depremi, 30 Ekim 2020 İzmir Depremi ve 6 Şubat 2023 Doğu Anadolu Depreminde aktif rol aldılar ve yapılan binaların hem süre hem maliyet hem maliyet açısından sağladığı avantajları gösterdiler. Bu koşullarda yapılmış olan binalar günümüze kadar incelendiğinde geçen zaman içinde herhangi bir sorun da yaşanmadığı, sürdürülebilirlik açısından da yararlı olduğu görüldü.
      • Yukarıda özetlenen ilk oturum sırasında yapılan “Türkiye’nin ilk Modüler Çelik Apartmanları” konulu ortak sunum sırasında İş Bankası İnşaat ve Gayrimenkul Yönetim Bölüm Müdürü Murat Karluk ÇETİNKAYA tarafından belirtildiği gibi İş Bankasının vizyoner yaklaşımıyla Malatya’da yapılmasını onayladığı modüler çelik konutlar; geçen yıl vaat edilen sürede tamamlanan modüler yapıların ülkemiz için çeşitli avantajlarını gösterdi. Consera Kurucusu ve TUCSA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih ŞİMŞEK ile Teğet Mimarlık kurucusu Ertuğ UÇAR ve Meinhardt Türkiye Direktörü Onur GÜLEÇ tarafından da açıklandığı gibi yakın zamana kadar üzerinde çalışılan bir proje iken bugün YZ, BIM ve dijital ikiz gibi teknolojiler de kullanılarak gerçekleşmiş, ders çıkarılacak bir proje haline gelmiştir. Otomotive sektörü gibi ürün imalatına imkân veren bu sistemin gerek ülkemiz için Önleyici Faaliyetler kapsamında, gerek yüksek katma değerli ürün ihracatı kapsamında daha da gelişeceği, bu alanda otomotiv fabrikası gibi büyük girişim ve yatırımlarla yeni tesisler kurulacağı değerlendirilmektedir.

Panel-3’ün tamamlanmasının ardından, TUCSA Yönetim Kurulu Başkanı H. Yener GÜR’EŞ; geç saate kadar 26. Yapısal Çelik Günü etkinliklerini izleyen tüm katılımcılara, oturum başkanlarına ve moderatörlere, konuşmacılara ve panelistlere, sponsorlara ve bu etkinliğin düzenlenmesinde özveri ile emeği geçen herkese teşekkür ederek, bir sonraki etkinlikte buluşmak dileğiyle toplantıyı kapattı.

YORUMLAR
SİZ DE YORUM YAZIN
Henüz yorum eklenmemiştir.
Siz de yorumunuzu ekleyerek sitemizin içeriğinin zenginleşmesine katkıda bulunabilirsiniz.
© 2014 - Türk Yapısal Çelik Derneği